İcra Müdürlüğüne Verilen Ödeme Taahhüdü İhlali ve Sonuçları

İcra Müdürlüğüne Verilen Ödeme Taahhüdü İhlali ve Sonuçları
8 Haziran 2018 tarihinde eklendi, 2.626 kez okundu.

İcra müdürlüklerince başlatılan takiplerdeki dosya borcunun ödenmesi farklı şekillerde gerçekleştirilebilmektedir. Ödeme tercihlerinden biri de dosyaya taahhüt verilmesidir. Taahhüt, taahhüdün ihlali sonucunda borçlunun icrai sorumluluğu yanında cezai sorumluluğu da almasını gerektiren, dosya borcunu belli aralıklarla ve belli miktarla ödeyeceği sözüdür.

Taahhüt muhakkak ki borçlunun rızası dahilinde icra müdürlüğü dosyasına kesinleşen takipler için verilmelidir. Takip kesinleşmeden ya da ihtiyati haciz aşamasında yapılan taahhüdün geçerliliği yoktur.

Borçlu tarafından dosya borcunun ödenmesine ilişkin taahhüt verilmek isteniyorsa borçlu bilmelidir ki bu durumda alacaklı ya da vekilinin de rızası gerekecektir. Kısaca borçlu taahhüdü kendi istediği tutar ya da sürelerle oluşturamaz, alacaklı taraf ya da vekili ile anlaşma dahilinde taahhüt verilmelidir.

Taahhüt verilirken dikkat edilmesi gereken diğer hususlar;

  • Taahhüt içeriğinde toplam borç tutarının ayrıntılı dökümünün olması,
  • Taahhüt ödeme tutarlarının ve tarihlerinin açıkça belirtilmesi, Aksi durumda borçlu ceza almaz. (İİK.madde 340).
  • Alacaklı taraf veya vekilinin ve borçlunun imzasının olması,
  • Taahhüt avukat değil de katip aracılığı ile alınmış ise taahhüdü kabul muhtırasının ilk taksitten önce borçluya tebliğ edilmesi,
  • Asıl alacağın asgari ücretten az olmamasıdır. Bu hususlar dikkate alınmadan yapılan taahhüt geçersiz sayılacaktır.

Şayet taahhüt, dosyadan haciz uygulanmadan verilmiş ise taahhüt ödemelerine uyulduğu sürece dosyadan herhangi bir mal varlığınıza haciz konulmaz, evinize ya da işyerinize haciz için gelinmez. Çünkü borçlu hacizden önce taahhüt vererek mevcut tüm haciz sürelerini ve işlemlerini durdurmuş olur. Taahhüt, dosyadan haciz uygulandıktan sonra verilmiş ise borçlu gelen haciz ile birlikte dosya harcının yüksek olması sebebi ile borcun da artacağı gerçeğini hesaba katmalı ve verilen taahhüdün de uygulanan hacizleri kaldırmayacağını bilmelidir. Sadece taahhüde uyulduğu zaman zarfı içinde herhangi bir işlem yapılmayacağını bilmelidir. Tabi borçlu ile alacaklı taraf arasında yapılacak anlaşma ile taahhüt verilmesi halinde alacaklı uygulanan hacizlerin kaldırılmasını daireden talep edebilir.


Taahhüt ödemelerine uyulmadığı zaman alacaklı taraf haciz işlemlerinin yapılması için talepte bulunabilir, hatta borçlunun cezalandırılmasını isteyerek icra ceza mahkemesinde taahhüdü ihlal davası açabilir. Borçlu, taahhüt ettiği ödemeleri zamanında yapmaz ise geriye dönük bakıldığında alacaklı tarafça en geç 3 ay öncesi ödeme için şikayet davası açılabilmektedir. 3 aylık süreyi aşan ödemeler için şikayet davası açılamaz. Açılmış olsa dahi mahkemece davanın düşmesine karar verilecektir. Ceza oluşması için taahhüdün de davanın da geçerli sebeplerinin oluşması gerekir.

İlaveten, kanunda da açıkça belirtildiği gibi borçlunun ödemeyi ihlal etmesinin haklı bir nedeni olmalıdır. Haksız bir nedenden ötürü yapılan her ihlal kişiyi yine ceza davasına maruz bırakacaktır. Bu nedenle kişi savunmasını yaparken bu hususu dikkate alarak ve ihlal sebebini kanıtlayarak yaparsa davanın düşmesini sağlayabilir.

Borçlu, uyamayacağı miktarlardaki tutarlardan ve sürelerden kaçınarak kendisine uyacak şekilde taahhüt vermeli, taahhüdü ihlal etmiş ise mutlaka bunun gerekçesini bildirmeli ve alacaklı tarafla da bu konuyu görüşmelidir.

 İhlal edilen taahhüt neticesinde borçlu hakkında alacaklının şikayeti üzerine borçlunun 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasını kapsayan taahhüdü ihlal davasında, borçlunun haklı bir sebebi yoksa ilgili mahkemece hapis cezası verilir, hapsin tatbikine (cezaya karar verilmesi, cezanın infaz edilerek borçlu hakkında yakalama çıkartılması) başlandıktan sonra eğer borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar (şikayet tarihine) yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse ceza ortadan kalkar, tahliye gerçekleşir ve tamamı ödenmemiş ise taksitler kaldığı yerden devam eder. Ödeme yeniden kesilirse, borçlu hakkında yeni bir şikayet davası açılabilir ve tazyik hapsine karar verilebilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez. İhlal edilen her taksit için ayrı ayrı 3 ay değil, taahhüt süresi boyunca ihlal edilen ödeme ya da ödemeler için toplamda 3 ay hapis cezası verilmektedir. Burada bilinmesi gereken en önemli husus şudur; borçlu hapis yatar ise şikayet edilen tutar ya da dosya borcu silinmez, ayrıyeten ceza çıkan davadan alacaklı tarafa doğan vekalet ücretini de ödemekle yükümlü hale gelir.

Mahkeme borçlu sanığın cezalandırılması kararı vermiş ise, şüphesiz ki icra dosyasını, taahhüdün şartlarını ve dava dosyasını ayrıntılı inceleyerek karar vermiş olduğundan yetkili mahkemedir ve verilen karar da kesindir. Bu nedenle çıkan cezaya karşı borçlunun yapması gereken ya cezayı çekmek ya da ödemesi gereken tutarı ödemesi olacaktır.



Etiketler:

İcra Müdürlüğüne Verilen Ödeme Taahhüdü İhlali ve Sonuçları Konusuna 2 Yorum Yapıldı
  1. mehmet kodal dedi ki:

    öncelikle çok güzel bir yazı ele almışssınız. Fakat yazının son paragrafında geçen mahkemenin inceleyerek karar verdiği olgusuna asla katılmıyorum. Şöyleki; Taahhütün geçersiz oduğuna dair taahhütten önce icra dosyasına yatan, belgeli olarak elden teslim edilen paraların taahhüt evrakında gösterilmediği ve bunları da mahkemede delil olarak sunmamıza rağmen dosya ve deliller incelenmeden 3 ay hapis nasıl bir adalet ve hukuk sistemimiz var ise

    1. admin dedi ki:

      Bu konuda haklısınız burada oluşan bir teâmül var ve sanık hakkında ceza verilip geçilir. bu tür dosyalar da usul hatası yok ise genelde cazaya hükmedilir. Esasta sanığın kurtuluşu yok

Sayfa başına git